Reality TV

Reality TV

Share

Türkiye'nin ilk reality TV-Haber platformu
Algının değil daima gerçeklerin peşindeyiz! Reklam ve iş birliği için DM📮
İhbar, başvuru,söz hakkı... 📮

11/06/2026

ANKARA ETİMESGUT’TA 16 YAŞINDAKİ KAYRA ATAMAN’I KATLEDEN 17 YAŞINDAKİ ZANLI VE BABASI TUTUKLANDI!
Ankara’nın Etimesgut ilçesinde iki gün önce yaşanan olayda, lise 1. sınıf öğrencisi Kayra Ataman (16) ile Burak E. arasında başlayan tartışma kısa sürede büyüdü. İddiaya göre Ataman, Burak E.’nin laf atması üzerine tepki gösterdi.
Tartışmanın ardından olayın büyümesiyle Burak E.’nin 17 yaşındaki oğlu Taha Erdem E., Kayra Ataman’ı kalbinden bıçakladı.
Ağır yaralanan Kayra Ataman, olay yerinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Genç öğrencinin cenazesi, dün Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Olay sonrası gözaltına alınan Taha Erdem E. ve babası Burak E., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mahkeme, iki şüphelinin tutuklanmasına karar verdi. Baba ve oğul cezaevine gönderildi.
Hukuk mücadelesinin peşini bırakmayacaklarını vurgulayan baba Hanifi Ataman, isyanını şu sözlerle dile getirdi:
"Oğlum, bir kız arkadaşıyla yolda yürürken sarhoş birisi çıkmış karşısına. O kişi kıza laf atmış, oğlum da tepki göstermiş. Daha sonra laf atan kişinin de oğlu olaya karışmış. Oğlumu kalbinden iki kez bıçaklamış. Benim ciğerim yanıyor. Adalet istiyorum. Bitmiş haldeyim. Gözyaşlarım sel oldu. Saldırganlar gereken cezayı alsın. Bir tanecik oğlum öldü. Bunlar çocuk değil canavar. Çocuğun yanında bıçak olur mu hiç! Hak ettikleri cezayı bulsunlar." Oğlunun ardından ağıtlar yakan anne Emine Ataman ise Kayra'nın geleceğe dair hayallerini anlatarak yürekleri dağladı:
"Oğlum daha 16 yaşındaydı. Hiçbir şey konuşabilecek halde dahi değilim. Adalet istiyorum. Artık çocuklar ölmesin. Oğlum bir tanecikti. Özel Harekat polisi olmak istiyordu. Yurt dışında eğitim görme isteği vardı."
Yeğeninin kendi halinde, saygılı bir genç olduğunu belirten hala Kevser Güneş, "Bu çocukların hali ne olacak? Sesimiz duyulsun istiyoruz. Çok merhametli, efendi bir çocuktu. Bıçak, silah nedir bilmezdi bile" diyerek faillerin en ağır cezayı almasını talep etti.

11/06/2026

AĞRI’DA 15 HAZİRAN 2018 GÜNÜ İŞLENEN LEYLA AYDEMİR CİNAYETİ DAVASINDA KRİTİK DURUŞMA! ANNE ŞÜKRAN AYDEMİR DİNLENDİ, SAVCILIK MÜTALAASI AÇIKLANDI!
Ağrı'nın Bezirhane köyünde 15 Haziran 2018 tarihinde kaybolduktan 18 gün sonra dere yatağında cansız bedeni bulunan 3 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin Yargıtay'ın beraat kararlarını bozmasının ardından yeniden görülmeye başlanan davada savcılık esas hakkındaki mütalaasını sundu.
Türkiye'nin gündeminden düşmeyen dosyada ilk olarak amca Yusuf Aydemir hakkında "çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmiş, diğer sanıklar ise beraat etmişti. Ancak istinaf sürecinde karar bozulmuş, Yusuf Aydemir tahliye edilmişti. Ekim 2021'de tüm sanıklar hakkında beraat kararı verilmesinin ardından dosya Yargıtay'a taşındı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, eksik araştırma yapıldığı ve bazı delillerin yeterince değerlendirilmediği gerekçesiyle beraat kararlarını oy birliğiyle bozdu.
Bozma kararının ardından davaAğrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görülmeye başlandı. 16 Ocak 2026 tarihinde yapılan ilk duruşmada, mahkeme Yusuf Aydemir hakkında kuvvetli suç şüphesi ve kaçma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle yeniden tutuklama kararı verdi.
Yeniden başlayan yargılama sürecinde AFAD görevlileri, tanıklar ve çeşitli isimler dinlendi. Dosyada yer alan ses kayıtları ve yeni soruşturma kapsamında elde edilen bulgular da mahkemenin gündemine geldi.
Bugün Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada Leyla'nın annesi Şükran Aydemir yıllar sonra mahkeme huzurunda ifade verdi. Acılı anne, "Katil kimse ondan şikayetçiyim. Kimsenin günahını almak istemiyorum. Olayı gözümle görmedim. Yusuf yaptı diyemem. Kimin yaptığını bilsem kendi ellerimle hesap sorarım" dedi.
Duruşma savcısı esas hakkında mütalaasında tutuklu sanık Yusuf Aydemir, tutuksuz sanıklar Besim Dursun ve Mehmet Ali Aydemir hakkında ceza talep etti.
Mahkeme heyeti, tutuklu Yusuf Aydemir'in tutukluluk halinin devamına karar vererek davayı son savunmaların alınması için 26 Haziran Cuma gününe erteledi!
UCİM Esra Ezmeci ile Yeni Baştan

11/06/2026

CANLI YAYINDA İTİRAFLAR GELDİ, BURSA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI DÜĞMEYE BASTI!
BURSA’DA 29 MAYIS 2024 TARİHİNDE İŞLENEN AHMET ESEN CİNAYETİ DOSYASINDA 6 GÖZALTI!
Bursa'da 29 Mayıs 2024 tarihinde şüpheli şekilde ölen 35 yaşındaki Ahmet Esen dosyasında, iki yıllık sessizliği bozan ve soruşturmanın seyrini değiştiren gelişmeler yaşandı. Uzun süredir gündeme gelen olay, 10 Haziran 2026 tarihinde Didem Arslan Yılmaz'la Vazgeçme programında yapılan açıklamaların ardından yeniden hareketlendi
Aylar boyunca canlı yayında farklı anlatımlar veren Ahmet Esen'in eşi Ünzile Esen, 10 Haziran tarihli yayında olay gecesine ilişkin şimdiye kadar dile getirmediği detayları kamuoyuyla paylaştı.
Yayındaki açıklamalar ve soruşturma dosyasına yansıyan yeni deliller sonrasında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kasten öldürme şüphesi kapsamında yeniden soruşturma başlatıldı.
10 Haziran 2026 günü akşam saatlerinde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 6 kişi gözaltına alındı.
Aylardır canlı yayında farklı farklı ifadeler veren Ahmet Esen'in eşi Ünzile Esen, cinayetle suçladığı sevgilisi Mustafa'nın yanı sıra, Ünzile Esen'in annesi, babası ve ağabeyi de Bursa'da düzenlenen operasyon kapsamında gözaltına alındı. Bir diğer dikkat çeken isim ise Ünzile'nin daha önce olayla ilişkilendirdiği ve çeşitli iddialarda bulunduğu kahveci Erol oldu.
Program sonrası stüdyoya gelen Cinayet Büro ekipleri tarafından gözaltına alınan Ünzile Esen'in, kendisine yöneltilen sorular karşısında "Susturuldum diyelim" sözlerini kullanması dikkat çekti. Yayınlarda yaptığı açıklamalarda uzun süre korktuğunu, bu nedenle gerçekleri anlatamadığını öne süren Ünzile'nin ifadeleri soruşturmanın merkezine oturdu.
Tam 2 yıldır oğullarının ölümünün aydınlatılması için mücadele veren Ahmet Esen'in ailesi ise gelişmeleri gözyaşları içinde takip etti. Anne Nermin Esen, baba Ferru Esen ve erkek kardeş Şevkican Esen, gözaltı kararlarının ardından duygusal anlar yaşarken, ailenin adalet beklentisinin ilk kez somut karşılık bulduğu yorumları yapıldı.
Gözaltına alınan Ünzile Esen ve diğer 5 kişinin Bursa İl Emniyet Müdürlüğündeki sorguları sürüyor!
Didem Arslan Yılmaz’la Didem Arslan Yılmaz Av. Tunca Toker

11/06/2026

İSTANBUL'DA 10 YIL SONRA ÇÖZÜLEN MEZDEKE DANS GRUBU ÜYESİ AYNUR KANBUR CİNAYETİ DOSYASINDA KATİL ZANLISI BÜLENT GÜNDÜZ, KEŞİF İÇİN OLAY YERİNDE!
İstanbul Şişli Fulya Mahallesi Narçiçeği Sokak'ta 24 Mart 2016 tarihinde evinin önünde silahlı saldırı sonucu öldürülen Mezdeke dans grubu üyesi Aynur Kanbur cinayetinde soruşturma derinleşiyor.
10 yıl sonra cinayeti itiraf eden katil zanlısı Bülent Gündüz, olay yerine götürülerek keşif işlemi gerçekleştirildi.
10 yıl boyunca faili meçhul olarak kalan dosyada geçtiğimiz günlerde gözaltına alınan Bülent Gündüz, emniyette verdiği ifadelerde cinayeti işlediğini kabul etmişti. Şüpheli, soruşturmayı yürüten savcı ve Başsavcı Vekili'nin de katıldığı keşif sırasında olay günü izlediği güzergâhı ve saldırıyı nasıl gerçekleştirdiğini anlattı.
Soruşturma kaynaklarından edinilen bilgilere göre Gündüz, olay günü Avcılar'dan metrobüse bindiğini, Mecidiyeköy'de indikten sonra yürüyerek Aynur Kanbur'un yaşadığı apartmana gittiğini söyledi. İfadesinde, apartman kapısını "kargocu olduğunu söyleyerek" açtırdığını belirten şüpheli, kapının açılmasıyla birlikte ateş ettiğini ve ardından yaya olarak Beşiktaş yönüne kaçtığını anlattı. Gündüz, olayda kullandığı silahı ise Beşiktaş sahilinden denize attığını öne sürdü.
Keşif sırasında dikkat çeken ayrıntılar da ortaya çıktı. Aynı apartmanda oturan komşuların aktardığına göre şüpheli, olay anında Aynur Kanbur ile kapıda karşılaştığını, Kanbur'un kendisine hakaret ettiğini ve bunun üzerine panikle ateş ettiğini söyledi. Ancak şüphelinin daha önce verdiği ifadelerde cinayeti önceden planladığını ve yıllardır bu düşünceyi taşıdığını söylediği iddiaları nedeniyle, soruşturma makamlarının bu beyanları teknik delillerle karşılaştırdığı öğrenildi.
Öte yandan soruşturmada elde edilen bulgular, cinayetin çok daha karmaşık bir yapıya sahip olabileceği ihtimalini gündemde tutuyor. Çünkü dosyada HTS kayıtları, İstanbulkart hareketleri, telefonların olay öncesi kapatılması, şüpheliler arasındaki mesajlaşmalar ve akrabalık ilişkileri gibi çok sayıda veri bulunuyor.
Gözaltı süresi devam eden 3 zanlının İstanbul Çağlayan Adliyesine sevk edilmeleri bekleniyor!
haber: Haberturk Habertürk TV Alihan Tok

11/06/2026

KONYA'NIN ÇUMRA İLÇESİNDE 16 ARALIK 2020 TARİHİNDE İŞLENEN SADİFE YÜZER CİNAYETİ DAVASINDA YARGITAY CEZA GENEL KURULU BOZMASI SONRASI MÜEBBET HAPİS CEZASI!
Konya'nın Çumra ilçesinde 16 Aralık 2020 tarihinde, 6 aylık hamile eşi Sadife Yüzer'i (35) öldüren Ali Rıza Yüzer (40) ilk yargılamalarda "haksız tahrik" ve "iyi hal" indirimleri uygulanarak 23 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
Sanık, eşinin karnındaki bebeğin kendisinden olmadığını iddia etmişti. Ancak yapılan DNA incelemesi sonucu bebeğin biyolojik babasının Ali Rıza Yüzer olduğu ortaya çıkmıştı.
Dosya temyiz üzerine birkaç kez Yargıtay'a gitti. Yargıtay, öldürülen kadının sanığı aldattığının kanıtlanamadığını, dolayısıyla "haksız tahrik" hükümlerinin uygulanamayacağını belirterek verilen indirimi hukuka aykırı buldu.
Yargıtay kararlarında, maktulün değil sanığın eşine yönelik baskı ve şiddet uyguladığına dair deliller bulunduğu vurgulandı.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi daha önce iki kez 23 yıllık cezayı korumuş ve Yargıtay'ın bozma kararlarına direnmişti.
Son olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bozma kararı sonrası dosya yeniden istinaf mahkemesine geldi ve Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi bu kez Yargıtay'ın bozma kararına uydu.
5,5 yıldır tutuklu bulunan Ali Rıza Yüzer hakkında müebbet hapis cezası verilmesine karar verildi.
Daha önce verilen kararlar Yargıtay'ın "haksız tahrik şartları oluşmamıştır" değerlendirmesi sonrasında kaldırıldı ve sanık hakkında müebbet hapis hükmü kuruldu.

11/06/2026

İZMİR KARŞIYAKA’DA İŞLENEN 15 YAŞINDAKİ ERDEM DEMİR CİNAYETİNDE 2 TUTUKLAMA! KAN DONDURAN KAMERA GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI!
İzmir'de 7 Haziran günü Karşıyaka sahilinde meydana geldi. Karşıyaka Fevzipaşa Ortaokulu sekizinci sınıf öğrencisi Erdem Demir ile C.C. ve D.K. (19) arasında kavga çıktı.
Demir, kavgada bıçakla yaralandı. Hastaneye kaldırılan Demir, doktorların müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi.
Polis, kavgaya karışan C.C. ve D.K.'yi gözaltına aldı. Polisteki işlemlerinin ardından önceki gün Karşıyaka Adliyesine sevk edilen iki şüpheli, çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.
Tutuklanan şüpheli C.C.'nin, kasten yaralama, uyuşturucu madde kullanma, tehdit, hakaret, mala zarar verme, açıktan ve iş yerinden hırsızlık ile motosiklet hırsızlığı gibi suçlardan toplam 25 suç kaydının bulunduğu bildirildi.
Olaya ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.
Görüntülerde; bıçakla yaralanan Erdem Demir'in karnını tutarak bir kafeye koşup sığınması yer aldı. Demir'in arkasından gelen ve olayla ilgili tutuklanan şüphelilerden C.C.'yi ise kafenin önünde bulunanların araya girip uzaklaştırdığı görülüyor.
Görüntülerde ayrıca Demir'in arkadaşlarının kafeye gelmesi ve yaşanan panik anları da yer aldı.
Erdem Demir, memleketi Manisa'nın Salihli ilçesindeki Caferbey Mahalle Camisi'nde toprağa verildi.
Demir'in annesinin bir suçtan dolayı cezaevinde olduğu, babasıyla görüşmediği, bu nedenle bir süre Bayraklı Sevgi Evi'nde kaldığı öğrenildi.
Çevresi tarafından sevilen ve arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kurduğu belirtilen Demir ile tutuklu şüpheli C.C. arasındaki husumetin, kendisine "ağabey" demediği gerekçesiyle yaşanan tartışmadan kaynaklandığı öne sürüldü.

10/06/2026

İSTANBUL’DA 10 YIL SONRA ÇÖZÜLEN MEZDEKE DANS GRUBU ÜYESİ AYNUR KANBUR CİNAYETİ DOSYASINDA ABLA DİLEK YIKMIŞ VE AVUKATI, GÖZALTILAR SONRASI İLK KEZ CANLI YAYINDA!
İstanbul Şişli'de 24 Mart 2016 tarihinde evinin önünde silahlı saldırı sonucu öldürülen Mezdeke dans grubu üyesi Aynur Kanbur cinayetinin nasıl çözüldüğü ortaya çıkmaya başladı. Tam 10 yıl boyunca faili meçhul kalan dosyada, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin 4 bin saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü tek tek incelemesiyle kritik delillere ulaşıldığı öğrenildi.
Habertürk TV canlı yayınında konuşan Aynur Kanbur'un ablası Dilek Yıkmış ve ailenin avukatı Funda Sadıkahmet soruşturmanın perde arkasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Avukat Sadıkahmet, dosyanın yıllarca tek bir görüntü nedeniyle kilitlendiğini, ancak İstanbul Emniyeti'nin titiz çalışmaları sonucunda İstanbulkart kayıtları ile kamera görüntülerinin eşleştirilmesi sayesinde önemli bir aşama kaydedildiğini söyledi.
Soruşturmada dönüm noktası, daha önce gözden kaçan bir görüntünün yeniden incelenmesi oldu. Polis ekipleri, cinayet zanlısının Avcılar'dan metrobüse bindiğini tespit etti. Bunun üzerine İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden o güne ait otobüs ve metrobüs görüntüleri talep edildi. Yapılan incelemelerde şüphelinin toplu taşıma aracında oturduğu sırada telefonunun SIM kartını çıkardığı imha etmeye çalıştığı belirlendi.
Teknik incelemelerde zanlının cinayet günü telefonunu kapattığı ve yaklaşık bir buçuk gün boyunca açmadığı belirlendi. Daha da dikkat çekici olan ise telefonu yeniden açtıktan sonra ilk mesajlaştığı kişinin, aile tarafından yıllar önce şüpheli olarak bildirilen isimlerden biri olduğunun tespit edilmesi oldu.
Programda konuşan abla Dilek Yıkmış, bazı akrabalarından şüphelendiğini belirterek, '' Katil Bülent Gündüz uzaktan akraba olduğumuzu söylüyor ama ben tanımıyorum. Cinayet nedeni kesinlikle anlatıldığı gibi olamaz.'' şeklinde konuştu.
3 kişinin gözaltı süreci devam ederken cinayeti itiraf eden Bülent Gündüz'ün yarın olay yerine götürülerek keşif işlemi yapılacağı, Gündüz'ün cinayeti nasıl işlediğini yeniden anlatacağı belirtildi.
haber:

10/06/2026

YAYINLAR VE HABERLER SONRASI BAKIRKÖY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI HAREKETE GEÇTİ!
20 YILDIR ÇÖZÜLEMEYEN 13 YAŞINDAKİ NİGAR KEVSER ŞAHİN CİNAYETİ DOSYASINDA ÖZEL EKİP KURULDU!
İstanbul Beylikdüzü'nde 27 Mart 2006 tarihinde kaybolduktan iki gün sonra yakılmış halde cesedi bir çöp konteynerinde bulunan 13 yaşındaki Nigar Kevser Şahin'in faili meçhul cinayet dosyasında sıcak gelişmeler yaşanıyor. Tam 20 yıldır aydınlatılamayan ve kamu vicdanında derin yaralar açan dosya, son aylarda art arda yapılan yayınlar, özel haberler ve kamuoyu çağrılarının ardından yeniden hareketlendi.
Yıllardır adalet mücadelesini sürdüren Şahin ailesi, son dönemde televizyon programlarında ve çeşitli medya platformlarında seslerini yeniden duyurmaya başladı. Özellikle Habertürk ekranlarında yayınlanan özel dosya çalışması, cinayete ilişkin yıllardır cevapsız kalan soruları yeniden gündeme taşıdı. Programda aile ve avukatları, soruşturma dosyasında eksik kaldığını düşündükleri hususları kamuoyu ile paylaşırken, dosyanın yeniden ve kapsamlı şekilde ele alınmasını talep etti.
Özellikle tarafından yapılan yayınlar ve paylaşımlar sayesinde Nigar Kevser Şahin dosyası yeniden geniş kitlelerin gündemine taşındı.
Habertürk'ün özel haberine göre göre, soruşturma dosyası Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının bağlı olduğu Bakırköy Adliyesi bünyesinde faili meçhul suçlar konusunda uzman bir ekibin değerlendirmesine sunuldu.
Şahin ailesinin avukatı Tuğba Balkan Tercanlıoğlu Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın dosyayı yakından takip ettiği ve özel çalışma yürütüldüğü yönünde açıklamalar yaptı.
Bu gelişme, yıllardır herhangi bir somut ilerleme olmadığı düşünülen dosyada yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlandı.
Avukat Tuğba Balkan Tercanlıoğku dosyada eksik teşhislerin bulunduğu, bazı tanıklarla muhtemel şüphelilerin yüzleştirilmediği, çok kapsamlı HTS kayıtlarının yeniden analiz edilmesi gerektiği ve mevcut biyolojik deliller üzerinde günümüz teknolojileriyle yeni DNA incelemeleri yapılmasının önem taşıdığı vurgulandı.

10/06/2026

AĞRI'DA EVİNDE ÖLÜ BULUNAN 24 YAŞINDAKİ ÖĞRETMEN IRMAK AYŞE KOPARAN, UĞRADIĞI MOBBİNG NEDENİYLE İNTİHARA MI SÜRÜKLENDİ?
Ağrı'nın Hamur ilçesinde evinde ölü bulunan 24 yaşındaki okul öncesi öğretmeni Irmak Ayşe Koparan'ın geride bıraktığı resmi tutanaklar ve dilekçeler, olayın ardından kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Genç öğretmenin ölümüne ilişkin adli soruşturma sürerken, ölümünden önce yaşadığı sorunları resmi kayıtlara geçirdiği ortaya çıktı.
İddialara göre Koparan, görev yaptığı Karakazan İlk ve Ortaokulu'nda okul müdürüyle ciddi problemler yaşadı. 17 Nisan 2026 tarihli tutanakta, müdürün kendisine hakaret ettiğini ve fiziksel saldırıda bulunduğunu belirten genç öğretmen, servis aracında yaşanan tartışma sırasında "çi***ne", "gerizekalı", "varoş" gibi ifadelerle aşağılandığını öne sürdü. Tutanakta, müdürün kendisine iki kez tokat attığını ifade eden Koparan'ın beyanlarının altında üç öğretmenin tanık olarak imzasının bulunduğu öğrenildi.
Ortaya çıkan belgelerde yalnızca şiddet iddiaları değil, çalışma koşullarına ilişkin şikayetler de yer alıyor. Ağrı merkezde yaşayan Koparan, görev yaptığı okulun yaklaşık 48 kilometre uzaklıkta olduğunu, toplu taşıma ve servis imkanı bulunmadığını belirterek her gün ciddi ulaşım sorunları yaşadığını dilekçelerle yetkililere bildirmişti. Genç öğretmen, günlük ulaşım maliyetlerinin maaşını aşacak seviyelere ulaştığını ifade ederek başka bir okulda görevlendirilmeyi talep etmiş ancak sonuç alamamıştı.
Koparan ayrıca okulun bulunduğu köyde ve lojmanda kalma konusunda güvenlik endişeleri yaşadığını da resmi başvurularında dile getirmişti. Bir kadın öğretmen olarak kendisini güvende hissetmediğini belirten genç eğitimci, bu konuda da çözüm talebinde bulunmuştu.
NEFES gazetesinde yer alan haberlere göre, Irmak Öğretmen'in yaşam tarzı ve kıyafetleri nedeniyle hedef gösterildiği, dışlandığı ve çeşitli baskılara maruz kaldığı yönünde iddialar da bulunuyor. Eğitim camiasında büyük üzüntü yaratan olayın ardından, genç öğretmenin daha önce yaptığı şikayetlerin yeterince dikkate alınıp alınmadığı sorusu gündeme geldi.

10/06/2026

ADANA'DA 26 EKİM 2023 GÜNÜ EŞİ AYŞE CEBECİ'Yİ VAHŞİCE KATLETMİŞTİ!
"KOMANDO DEDE" OLARAK BİLİNEN İBRAHİM CEBECİ'YE AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET! .
Adana'nın Yüreğir ilçesinde 26 Ekim 2023 tarihinde meydana gelen olay, Türkiye'nin gündemine oturmuştu. İddiaya göre İbrahim Cebeci ile 40 yıllık eşi Ayşe Cebeci arasında sabah saatlerinde tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine İbrahim Cebeci, evde bulunan baltayla eşinin başına defalarca vurdu. Ağır yaralanan Ayşe Cebeci olay yerinde yaşamını yitirirken, İbrahim Cebeci'nin daha sonra mahalle muhtarına giderek eşini öldürdüğünü söylediği öne sürüldü. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri tarafından gözaltına alınan Cebeci tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın karar duruşmasında Cumhuriyet savcısı, sanığın "eşe karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Mahkemede savunma yapan İbrahim Cebeci ise olay günü eşiyle hastaneye gitme meselesi nedeniyle tartıştıklarını ileri sürdü. Eşinin kendisine ve babasına hakaret ettiğini iddia eden sanık, öfkesine hakim olamadığını belirterek pişman olduğunu söyledi.
Yaklaşık 40 yıldır psikiyatrik tedavi gördüğünü ve ifade eden Cebeci, tahliyesini talep etti.
Dosyada bulunan uzman raporlarında sanığın cezai ehliyetinin tam olduğu belirtildi. Mahkeme heyeti, yapılan yargılama sonucunda 2,5 yıldır tutuklu bulunan İbrahim Cebeci'yi "eşe karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum ederek tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Cezada hiçbir indirim uygulanmadı!
İbrahim Cebeci, 2020 yılında Adana'da askeri kamuflaj kıyafetleri giyerek ağaç dallarına ayaklarından asılı şekilde spor yapması ve komando marşları söylemesiyle sosyal medyada geniş yankı uyandırmıştı.
Aynı yıl evinin penceresinden havaya ateş açması nedeniyle özel harekat ekiplerinin müdahalesiyle etkisiz hale getirilen İbrahim Cebeci'nin öldürdüğü eşi Ayşe Cebeci, o dönemde eşinin psikiyatrik rahatsızlıkları bulunduğunu ve ilaçlarını zaman zaman kullanmadığını açıklamıştı.

Want your business to be the top-listed Media Company in Konya?
Click here to claim your Sponsored Listing.

Address


Konya