Musa Dedei

Musa Dedei

Share

Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Musa Dedei, Author, Istanbul.

26/09/2024

Kimliğinizi biliyor musunuz?

Maalesef insan, nereden geldiği ve nereye gideceği sorulan sorudan kaçar oldu!
Günümüzde anlamsız yaşamın girdabında olanlar yaşam tarzını değiştirip hümanist kılığına girerler.

"Nereye gideceği," sorusunu duymaktan kaçan insanoğlu; yaşamını dünya ile sınırlandırıp âhireti düşünmez olur.

Böyle olunca da varoluş ekolünün, kimliğinin pek de bir anlamı ve önemi kalmıyor onlar için.

Asıl kimliğinden uzaklaşan yeni nesil, derin bir anlamsızlığın girdabına yakalanırlar. Artık dünya da onlara dar gelir ve intihara meyilli olur ve hiç bilinmeyen bir yolculuğa çıkmak isterler.

Maalesef ruh köklerinden koparılan kimliksizler, hazin bir felâketin habercisi olurlar.

Şu bilinmektedir ki: "Kimlikler uhrevi bir boyut kazanmadıkça, insanoğlu dengesini sağlayamayacaktır."

25/09/2024

Hayata bilinçli tutunmak ister misiniz?

Bir araştırmacı, ilim sahibi, yazar, düşünür, kalem erbabı, kelam erbabı gün gelir düşüncelerinizin eksik kalan yanlarına tutunur ve eksiklerinizi tamamlar. Kaynağı ilim merkezi olan Kur’an’dan edindiği bilgilerle, düşünce odaklarınızı dokur. Çıkmazlarınızı, umutsuzluklarınızı ve hayata dair unuttuklarınızı size gösterir, size hayatınız gibi hitap eder ve sizinle konuşur eserleri…

01/09/2024

.
Yeni nesil: "Sosyal medya" üzerinden eğitilmektedir.
Öyleyse paylaşımlarımıza dikkat etmeliyiz.

Eskiden çocuklarımıza ahlâkî ve kültürel eğitimi evde aileler, okulda ise öğretmenler verirdi. Günümüzde ise sosyal medyada neyi görüyorlarsa onu kapıyor ve yapıyorlar. Gelecek nesilde sağlam kafa, sağlam akıl istiyorsak eğer; paylaşımlarımıza dikkat etmeliyiz.

Musa Dedei

29/08/2024

Menfaat Psikolojisi
Yüce Allah’a cc Çağrı Nasıl Olmalı?

Ne sen Musa’sın ne de ben Firavun’um!!!
Kur’an’ı Kerimde ki kıssa ve ayetlere baktığımızda bizlere büyük bir ders verdiğini ve hatırlatıp uyardığını görürüz. Hz. Musa (a.s) ve Hz. Harun (a.s) Firavun ve o zamanki kavmi için görevlendirilip, tek bir Rabbe çağırmak için gönderildiler! Hiçbir zaman bizim adamımız olun demediler ve asla da öyle bir şey demeyeceklerdi. Ya da bu çağrı için bir bedel istemediler; İnsanları soymadılar, paralarına göz dikmediler, insanların boşluğundan faydalanmadılar…

Firavunu Rabbe çağırırken “bize değil” Rabbe doğru çağırıp şöyle dediler:
“Bizi sana senin Rabbin gönderdi! Ey Firavun! Biz seni senin Rabbinle tanıştırmaya geldik, biz seni bizim adamımız ol diye çağırmıyoruz. Seni, senin Rabbinle tanıştırırken; bize tabi ol, bize bir bedel öde de demiyoruz, seni kul olmaya çağırıyoruz.”

Bizler de doğruları anlatırken, aynı Hz. Musa (a.s) ve Hz. Harun (a.s) gibi Firavuna gösterdikleri nezaketi karşımızdaki insana gösterebiliyor muyuz?

Yoksa o insanı yaratan ve rızkını veren Rabbinden soğutup uzaklaştırıyor muyuz?

Yoksa dünya malına ve kariyerine aldanıp insanları bizim adamımız yapmaya, bizim gibi olmaya, bizim gibi giyinmeye, bizim gittiğimiz yerlere gitmeye mi zorluyoruz?

Eğer böyle yapıyorsak, karşımızdakini Rabbe doğru değil nefse doğru, yani şeytana doğru ittiğimizi unutmayalım.

Yoksa örnek bir kul olup; Hz. Musa (a.s) ve Hz. Harun (a.s) gibi nezaketli davranıp, menfaat gözetmeden ve hiçbir bedel istemeden Yüce Allah’a doğru çağırıp yöneltebiliyor muyuz?

13/08/2024

Toplumsal Psikoloji

Toplum için gerekli olan önemli bilgiler:

“Bireysel psikolojinin savunduğu görüşe göre; her insan her şeyi başarabilir."

İnsan zihni düşünebildiği ve inanabildiği her şeyi başarabilir. İnsanın zihninde mükemmel varlık düşüncesi mevcuttur. Bu düşünce insanın kendi ürettiği bir şey değildir. Böyle bir varlığın mutlaka olması gerekir. İşte bu mükemmel varlık düşüncesi insana Yaratıcıdan gelmektedir. İnsanlar kariyerleriyle sosyalleşmeden uzak kalmaması gerekliliğini bilmelidir. Eğer uzak kalınırsa, egosunun yaratmış olduğu hatalar içinden çıkılmaz hale gelecektir. Ekmel Varlık delili, evrende bulunan her şeyde belirli ölçüde eksiklik ve zayıflık bulunmaktadır der. Bu varlıkların sahip olduğu eksiklikleri ve zayıflıkları tamamlamak için uğraş verilmesi, Allah'ın varlığının delillerinden bir tanesidir.
Diğer taraftan bilinç dışında yaşanan olaylardan etkilenen beyin, insanları sapmaya yönlendirir. Algı sistemi her saniye etkilenebilen negatif frekanslar saldırısıyla etkilenebilmektedir. Beyin dışında toplanan çöp yığını ve strese sebep olan negatif yaşam insan hayatını karartmaktadır. Eğer beyin okuyarak, bilinçlenerek geliştirilmezse, sonuç olarak travma yaşatacak ve psikolojik hastalığa müptelâ olarak sonuçlanacağı, psikiyatri uzmanlarca da tespit edilmiştir.

Musa Dedei Toplumsal Psikoloji kitabından...

14/06/2024

Toplumsal Psikoloji

Ahlak ile Ahlaksızlık Yer mi Değiştirdi?

“Cadde ve sokaklar yatak odası gibi oldu!”

Maalesef mahremiyet unutuldu, ar ve namus rafa kaldırıldı:
Bazı anne babalar çocuklarının, dekolte elbise giyerek dışarı çıkmalarına adeta destek olacak kadar tecrübeden, bilgiden yoksun ve çocukları için ne kadar tehlikeli olduğundan bihaber oldukları malumdur. Ayrıca evli ya da evli olmayan kadınların da adeta dekolte giyinip vücudunun her tarafı gözükecek şekilde dışarı çıkmaları, kafe vb. yerlerde uygunsuz oturmaları ve yüzlerce bakan gözler önünde umursamadan gezinmeleri de dikkatlerden kaçmamaktadır. (Nefsine müdahale edemeyenlerin dikkatle bakmasına, sözlü ya da fiili davranışlarına karşı “tacizci ya da sapık deniyorsa!” Peki o gözlerin baktığı açık giyinen şahıslar hangi kategoriye giriyor?)

Yüce Allah cc: يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِاَزْوَاجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَٓاءِ الْمُؤْمِن۪ينَ يُدْن۪ينَ عَلَيْهِنَّ مِنْ جَلَاب۪يبِهِنَّۜ ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَنْ يُعْرَفْنَ فَلَا يُؤْذَيْنَۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا
Abdulbaki Gölpınarlı Meali: “Ey Peygamber, eşlerine ve kızlarına ve inananların kadınlarına söyle; dışarı çıkacakları vakit dışarıya mahsus elbiselerini giysinler; bu, onların tanınıp incinmemelerini daha iyi sağlar ve Allah, suçları örter, rahimdir.” (Ahzab, 59)

Özensizlik ve özel duyguların sönmesi, utanma duygusunun asimle oluşu, insanların ahlaki kurallardan tamamen uzaklaştırılmış ve utanma duygusunun bitirilmiş bir zamanda yaşamanın üzüntüsünü şaşkınlıkla izliyoruz. Herkes birbirinin gözünü oymak için fırsat beklemede… Sosyal medyada beni herkes görecek: “utanma” duygusunun olmaması ve en çirkef düzeyde kendilerini sergileyen kimselerin tanıdıklarının görmesinden de çekinmeden paylaşılan portrelerin “ahlak şekil mi değiştirdi” diye kafalarda soru işareti oluşturmaktadır.

Utanma duygusunun olmaması ve iç davranış duyguları tamamen sıfırlanmış ve bunu; çocuk yaşta olanlar, genç, büyük, yaşlılarda da görülür olmuştur. Okumak yok, eğitim yok, öğrenmeye meyil yok, davranışlar değişmiş, değerler ise sıkıntılı durumda. Bunun tamamen yanlış olduğunu bilenler ve sosyal medyalarda takip edenler bile bir uyarıda bulunmamaları; insan ahlakının çöktüğü, nasihatlerin tesir etmediği gerçekliği doğmaktadır. Giyilen elbiselerden tutun gidilen mekanlara kadar berbat bir durumdayız.
Geçmiş kavimlerde de olduğu gibi yaşanan olayları Kur’an’ı Kerimde bildiren yaratıcının, şimdiki kullarına da aynı uyarıyı yaparak: “Gönderilmiş peygamberlerin sözlerine itibar etmek ve yaşantılarını da örnek almak için,” bir takım ciddi uyarılarda bulunmuştur.

Yüce Allah:
قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِكُمْ سُنَنٌۙ فَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّب۪ينَ
Sizden önceki toplumların hayatında nice ilâhî kanunlar tatbik edilmiş ve bunların sonuçları yaşanmıştır. İsterseniz yeryüzünde şöyle bir gezip dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonu nasıl olmuş bir bakın! (Âl’i-İmrân, 137)

Hz. Resûlullahın (s.a.a) şöyle buyurduğu rivayet ediliyor:
"Ümmetimin son zamanlarında görünüşte giyinik, fakat aslında çıplak kadınlar olacaktır. Bunların başları, deve hörgücü gibidir. Onlara lanet edin.”

وَلَنُذ۪يقَنَّهُمْ مِنَ الْعَذَابِ الْاَدْنٰى دُونَ الْعَذَابِ الْاَكْبَرِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ
Belki gittikleri yanlış yoldan dönerler diye, biz onlara bu büyük azaptan önce dünyada da açlık, kıtlık, esaret gibi daha hafif azaplardan mutlaka tattıracağız. (Secde, 21)

Eğitim, ilk önce anne-baba ve evin içinden başlar. Çocuklar nasıl görürse onu benimser ve yaparlar. “Aman dikkatli olalım.”

-Amaç, uyarmaktır. Yorum ve tepkilere açıktır!!!

Musa Dedei

04/06/2024

Psikolojik vakaya ilk adım başarısızlıktır:

- Başarısızlık, kişinin yaptığı hatayı tekrarlamasıyla başlar!

Hata yapmak hayatın bir parçasıdır ve bunu herkes yapabilir. Başarısız olan bir kimse de aynı hatayı defalarca tekrarlamasından oluşur. Ancak işin enteresan tarafı başarılı olmamızı, hatalarımız ve başarısızlıklarımız sayesinde edindiğimizi bilmeliyiz?
- Yaptığımız hataların farkında olmamız, bizleri başarıya götürecektir.

Birçok insan hata yaptığında hatalarını kabul etmekte zorlanırlar. Başarılı insanlar, öncelikle hata yaptıklarının farkında olurlar ve bunu asla reddetmezler. Yaptıkları hatalardan bir şeyler öğrenir, büyür ve sonra yollarına devam ederler. Zira bir hatayı bile görmezden gelirlerse, kendilerini başarısız kılacak ve olumsuz bir girdaba kapılabileceklerinin farkında olurlar. Eğer farkında olmaz ya da görmezden gelirlerse başarısızlıkla boğuşmaya devam ederler.

Başarılı insanların bir kez yapabileceği hatayı tekrar yapmaması gerekir. Aksine ondan ders çıkarması, aynı hatadan sıyrılıp finale doğru gitmesi ve ikinci bir hatadan kaçınması gerekir.

30/05/2024

Toplumsal Psikoloji

Kötülüğe Karşı Tavrımız Nasıl Olmalı?

Kötülük olmazsa iyiliğin anlaşılmayacağı gibi iyiliğin olmadığı yerde ise kötülüğün ne kadar zararlı olduğu da anlaşılamaz. Mesela birileri tabiatı korumak için çaba gösterirken diğer birileri ise onu bozmakla meşgul olurlar. Eğer o bozguncular olmasalardı, doğayı korumanın ne kadar önemli ve değerli olduğunu nasıl anlayabilirdik! Birçok şey ancak zıddıyla anlaşılır. Şöyle bir örnek daha verebilirim: “Birisi beni aldatırsa o benim için bir düşünme fırsatı olacak: “Neden bu tuzağa düştüm ve neden aldatıldım?” olarak ders çıkartmaya çalışırsam ona karşı bir cephe hazırlar bir daha aynı tuzağa ve aldatılmaya düşmem. Demek ki, bir zıt olay olmadan iyiliğin ne kadar değerli olduğu (birçok kimseler tarafından) anlaşılmayacak. Ortadoğu ve dünyanın herhangi bir yerinde olan katliamlar da buna benzer! İnsanlar aldatılarak, masum kardeşleri kötüler tarafından katledilir görür ve şahit olurlar. İçleri sızlar lanet okurlar ve onlara inandıkları için birbirlerine de sitem ederler. Bunu gören aldatılan kimseler, iyilik cephesi açıp kötülerle mücadele etmelidirler. Çünkü aldatılan insanlar yaşayarak, şahit olarak kötünün ne kadar acı verdiğini anlamışlardır.
Ülkenize demokrasi getireceğiz diyerek acı ve katliam getiren kötüye karşı mücadele etmek bir insanlık vazifesi olmalıdır.

Sizce: "Kötülük, eğitici bir vesile midir?"

Musa Dedei

29/05/2024

HOLOGRAM NEDİR?

Mutlu ve Sağlıklı mı Olmak İstiyorsunuz:
Hologram: Ne olduğu fark etmeksizin herhangi bir nesneyi lazer ışığıyla aydınlatıp fotoğrafını çekip belirlemeye denir. Çift yarıklı deney yapıldığında atom yapracıkları çift yarıktan geçince bir tablo oluşturur ve bir zebra gibi siyah beyaz çizgiler oluşur. Oluşan bu hologramı tekrar lazer ışığıyla aydınlatıp filmi çekildiğinde yine aynı nesne çıkar. Bu nesne insan, gül ya da ağaç şeklinde oluşabiliyor. Bu şekillerden biri görüldüğünde mesela ağaç şekli filmi ikiye bölündüğünde yine aynı ağaç görülür. Her ne kadar parçalara bölünürse de o küçük parçacıklarda yine eksiksiz bir ağaç şekli görülür. Yani hologramın her parçacıklarında ve her noktasında eşyanın bütün sıfatları görülür. Yani en küçük parçacıklar da bile bilgi mevcuttur.
Bir tefsirde şöyle geçer: “Levh-i mahfuzun ilmi kitaplardadır. Kitapların ilmi ise Kur’an’dadır. Kur’an’ın ilmi Fatiha Suresindedir. Fatiha Suresinin ilmi Besmelededir. Besmelenin ilmi baştaki “b” harfindedir. Baştaki “b” nin ilmi ise altındaki noktadadır. İşte bu noktaya baktığımızda Yüce Allah’ın bütün ilmi bu noktada toplanmış ve kullara açtığı ilimler orada toplanmıştır. (Bu tefsir araştırıldığında “b’nin noktası” daha iyi anlaşılacak, ilmi kimden ve nasıl öğrenme gerekliliği oluşacaktır!)
İki göz hologram oluştuğunda ise şu olaylar oluşmaktadır: “Güzel görürsen güzel olur.” Bu oluşumla, fikir ve niyetin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor. Bir iş yapıldığında ilk önce “niyet” edilir! Çünkü nasıl niyet edilirse öyle olur. Yüce Allah: “Ben kulumun zannı üzereyim,” buyuruyor. Karşınızdaki insanı iyi algılarsanız o kişi senin için iyidir. İyi niyet beslenilirse, o kişi zalim bile olsa o kişi için iyidir. İyi niyet beslenildiğinde ona karşı bir kalkan oluşmuş olur. İşte niyet o kadar önemlidir.
Bu oluşuma bakılarak: “Vücut on sekiz bin âlem misalidir,” diyebiliriz.
Atom canlı ve akıllıdır. Elektrotlar da canlıdır. Maddenin parçacıkları her ne kadar küçük olursa olsun doğal olarak o kadar canlı olurlar. Atom altı, doğal ve tabii olarak daha canlıdır. Tabii ki ta Yüce Allah’ın nuruna kadar ulaşmaktadır bu canlılık. Çünkü bu nur yaratıcıdan gelmektedir. Atom parçacıkları nerede olursa olsun ister uzayda ister dünyada, ister insan vücudunda birbirleriyle anında iletişim durumunda olurlar. Maddenin en küçüğü atomdur. Atomdan aşağı madde olmadığı için parçacıklar bütün atomlarda aynıdır. Bu yüzden bütün atomlar birbirleriyle haberleşirler. Her nerede olursa olsun; masada, duvarda, vücudumuzda, yıldızda, bitkide veya evrende bulunan elektron, proton ve pozitronlar bir anda birbirleriyle haberleşir iletişim kurabilirler. Bu konuda “kuantuma” inince de akıllar durur. Yüce Yaratıcının gücüyle bunlar sırlı bir şekilde pozisyon değiştiriyorlar. Bu oluşumlar akılla algılanmaz. Çünkü burada mesafe ölçmek mümkün değildir.
Burada Yüce Allah’ın yaratmış olduğu bu nuru, bu oluşumu insanların idrak etmesi, onun peşinden gitmesi, olumlu bakış açısı ile yaşadığı mekân, kara, hava ve denizlerdeki atomlar birbirleriyle iletişim kurarak sağlıklı bir yaşam sürdürülebilir. Bu sadece insan vücudunda değil yaşanan mekânın coğrafi durumunda da huzurlu bir yaşam oluşacaktır. Çünkü olumlu, mutlu yaşamak, iyi düşünmek ve iyilik yapmak atomlarda mutlu bir birleşim oluşacak hep mutluluk yaratılacaktır. İnsan vücudundaki organlarda olan hastalıklar da böyledir. Eğer kötü niyetli olur ve böyle düşünülürse hastalık oluşur, iyi niyetle düşünmek organları mutlu eder ve hep sağlıklı kalır…

Tek amacım mutlu bir toplum!

Musa Dedei 'nin "Toplumsal Psikoloji" kitabından alıntıdır...

28/05/2024

ÇÖPE Mİ ATTIK!

Kalbimizden sevgiyi çöpe mi attık
Sinemizden vicdanı taşa mı kattık
Şefkat nedir unuttuk günaha daldık
Nefsimizi götürüp şeytana sattık

Eğer hakka tapılsa batıl olunmaz
Allah yoluna uyup şeytan tapılmaz
Berrak olan hak yola haram katılmaz
Ne yazık doğruları günaha sattık

Kâfirler müminlere galip geliyor
Deist ateistlere meyil veriyor
Yeni nesil bizlerden delil istiyor
Fakirliğe soktular doğruyu sattık

Eğitim tatil oldu kışlığa yattı
Haram günah hak batıl hepten karıştı
Toplumlarda ne ahlak ne de ar kaldı
Aldık saf nefsimizi hurdaya sattık

Musa Dedei

15/05/2024

Toplumsal Psikoloji

İnsanlarda Gizlenen Tehlike:
Biz insanların bazılarının içi ayrı olduğu gibi, bazılarının da dışı ayrıdır. Birbirimizi kıskanır ve basit sebeplerden dolayı birbirimizin değerlerine hakaret eder, maddi ve manevi demeden kırıp dağıtırız. Birbirimizle savaşır, malına-mülküne el koyar, evini ve ailesini taciz veya tecavüz eder aynı zaman da katlederiz. Bazen de öfke ve nefretimizi belli etmez, iki kişi, iki grup, iki halk ya da ülke insanları olarak karşılıklı oturup konuşur, gülüşür, aynı sofrada yemek yer ve sohbet ederiz. Oysa, gerçekte birbirimizin en azılı düşmanlarıyız. Ve öyle ki; fırsatını bulduğumuz an birbirimizin gölgesine bile kurşun sıkarız. Ayrıca dil, din, mezhep ve siyasi görüş bakımından birbirimize düşmanlık eder ve bunun bedelini hem biz hem toplumumuz ve hem de ülkemiz öder. Bazen de sevgide aşırıya kaçar, bu sevginin mutsuzluğa, ya da düşmanlığa dönüşmesine neden oluruz. Unutmayalım ki hem sevgide hem de düşmanlıkta aşırıya kaçmak iyi değildir. Bütün işlerimizde ılımlı davranmalı, orta yolu bulmalı ve sorunlu olsa da sevmeliyiz. Maalesef bizler, içimizdeki cevherleri ortaya çıkarmak yerine, çoğu zaman başkalarının davranışlarını, hâl ve hareketlerini izlemeyi tercih ederiz.

Musa Dedei 'nin Toplumsal Psikoloji kitabından alıntıdır...

15/05/2024

Toplumsal Psikoloji

Duygusal olan bir kimse, ruh etkisinin tüm organları esir alması ve negatif etkiler bırakması:

“Kendini seviyorsan bezginliği unut, hedefine odaklan!”

Tüm engellere rağmen zihinsel odaklı bir davranış, aklın derinliklerinden süzen bir dere gibidir. Su bulduğu ilk oluktan akmaya başlar, uğradığı her yere dokunur ve etkisini bırakır. Ya yeşertir, filizlendirir, olgunlaştırır, ya da aşırı baskı ve etkisiyle çürütür, hayattan koparır. İnsanın davranışı da tıpkı bir su gibidir! Fazlası zarar, ölçülü olması ise tamamen fayda sağlar. Psikolojide olan hedef de buna benzer, hedefsiz bir yola çıkar, en zayıf organları etkiler ve anlamsız hareketlerin olmasını sağlar. Bunların olmaması ve sağlıklı bir yaşam sürdürülmesi için beyinde oluşan çöpleri belirlemek, zihinsel süreçleri ve davranışları tanımlamak, neden ve nasıl oluştuklarını açıklamak, ileride nasıl bir değişim-gelişim göstereceklerini öngörmek ve bu süreçleri kontrol etmektir amaçlar arasında olması gerekir...

MMusa DedeiToplumsal Psikoloji kitabından alıntıdır...

Want your public figure to be the top-listed Public Figure in Istanbul?
Click here to claim your Sponsored Listing.

Category

Culinary Team

Attire

Website

Address


Istanbul