Kafka Kitap
Kafesin biri, bir kuş aramaya çıktı...
10/05/2026
Anneler Günü kutlu olsun!
09/05/2026
Bayan Winterson, Jeanette’ın olduğu ve olmak istediği her şeyin zıddıydı. Ancak Jeanette yine de onu sevdi ve hep çocuk kaldı. Bu durumu en iyi izah eden de yine onun sözleri: “Anne bizim ilk gönül maceramızdır. Onun kolları. Onun gözleri. Göğsü. Bedeni. Ve daha sonra ondan nefret edersek, bu öfkeyi kendimizle birlikte diğer sevgililerimize taşırız. Ve eğer onu kaybedersek, bir daha nerede buluruz? Dünyada hiç ilgilenilmemiş, bu yüzden de bir türlü büyüyememiş bu kadar çok çocuk olduğu için üzgünüm. Yaşlanıyorlar ama büyümüyorlar. Bunun için sevgi gerek. Şanslıysan, sevgiyi daha sonra bulursun. Şanslıysan, sevginin suratına yumruğu yapıştırmazsın.”
Göçün, aidiyetin ve kuşaklar boyunca taşınan hikâyelerin konuşulduğu çok güzel bir akşamı geride bıraktık.
Dinçer Güçyeter ile gerçekleştirdiğimiz söyleşide, Almanya Masalımız üzerinden yalnızca bir kitabı değil; hafızayı, aileyi ve insanın kendine ait bir yer arayışını konuştuk.
Soruları, katkıları ve ilgileriyle bu akşamı anlamlı kılan tüm katılımcılara teşekkür ederiz.
06/05/2026
Gurbetin, emeğin, vazgeçişlerin, kendini bir yere ait hissedemeyenlerin ortak adıdır “misafir işçi”. Dilini bilmediğin büsbütün yabancı bir ülkede var olmaya değil, çalışmaya davet edilirsin. canını dişine takar, terinle kimliğini kazırsın buz gibi soğuk duvarlara. Ama ne uğruna? O güzel günler gerçekten gelecek mi, bilmezsin bile.
Almanya Masalımız, işte böyle bir dünyanın mahsulü; iç içe geçen seslerin yankılandığı çoksesli bir hikâye. Birden çok kuşağa ait kadınlar ve Almanya’da doğmuş bir oğul, geçmişin yükünü güçlü imgelerle örülmüş ortak bir dile taşırken monologlar, diyaloglar, rüyalar ve dualar birbirine karışıyor.
Güçyeter, hayatına yön veren iki kadının yaşamı üzerinden emekle yoğrulmuş bir dünyayı şiirsel diliyle görünür kılarken tarlaların buğusundan fabrikaların gürültüsüne, memleket hasretiyle geçen yıllardan kaybolan aidiyet duygusuna uzanan bir yaşama ayna tutuyor.
04/05/2026
İstanbul’da başlayıp Güneydoğu’ya uzanan bu efsunlu “defter”, yaşadığımız topraklara ait masalların, mitlerin, keşiflerin ve karanlık kahkahaların, var oluşumuzdan bu yana bitimsiz bir esrimeyle dinlediğimiz öykülerin edebiyata dönüşünü kutlayan bir metin.
03/05/2026
Soylu Vahşinin İzinde, mülkiyetin, savaşın ve toplumsal cinsiyetin kökenlerine dair sarsıcı bir yüzleşme. Kitabın sonuna geldiğinizde, sadece “vahşi” olanı değil, bizzat insan doğasını ve modern dünyanın dayattığı yerellik kavramını da sorgulayacaksınız.
02/05/2026
Türkiye ve dünya sanatının çalkantılı tarihini, toplumsal olayların sanat üzerindeki derin etkilerini mercek altına alan bu eser, sanat eleştirisine yenilikçi bir bakış açısı getiriyor.
Süreyyya Evren, 1960 kuşağının özgürlük arayışından Gezi Parkı direnişine uzanan geniş bir zaman dilimini kapsayan yazılarında, sanatın nasıl bir ayna tuttuğunu, toplumların değişimine nasıl tanıklık ettiğini ve sanatçıların bu dönüşümlerdeki rolünü etraflıca inceliyor.
Heykeltıraştan ressama, şairden sinema yönetmenine kadar pek çok sanatçının eserlerini ve düşüncelerini karşılaştıran Evren, sanat eleştirisinin de zaman içinde nasıl evrildiğini, farklı dönemlerin sanat anlayışlarını nasıl şekillendirdiğini gösteriyor.
Bu kitap, sadece sanat tarihine değil, aynı zamanda toplumsal tarih, felsefe ve edebiyat gibi pek çok disipline de ışık tutuyor.
01/05/2026
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun!
30/04/2026
Dinçer Güçyeter, üç kuşağın izini sürdüğü, sadece bir ailenin değil, koca bir coğrafyanın ve göçün hafızasını tutan "Almanya Masalımız" ile Türk Alman Kitabevi’ne konuk oluyor.
29/04/2026
Dünyayı değiştiren düşünürleri yakından tanımak, ortaya koydukları muazzam eserlerden yapılmış seçkilerden hareketle düşüncelerine nüfuz etmek isteyenlerin her zaman ellerinin altında bulundurmaları gereken bir seri.
27/04/2026
Töre Sivrioğlu, bu kitapta Mezopotamya’nın tozlu tabletlerinden başlayıp Yeni Dünya’nın balta girmemiş ormanlarına uzanan o büyüleyici efsanenin izini sürüyor; Gılgamış’ın yoldaşı Enkidu’dan Rousseau’nun mülkiyetsiz insanına, Magellan’ın devlerinden Montaigne’in yamyamlarına, geniş bir coğrafyada “öteki”nin nasıl kurgulandığını analiz ediyor.
Soylu Vahşinin İzinde, mülkiyetin, savaşın ve toplumsal cinsiyetin kökenlerine dair sarsıcı bir yüzleşme. Kitabın sonuna geldiğinizde, sadece “vahşi” olanı değil, bizzat insan doğasını ve modern dünyanın dayattığı yerellik kavramını da sorgulayacaksınız.
Click here to claim your Sponsored Listing.
Category
Website
Address
Gümüşsuyu Mahallesi Osmanlı Sk. Osmanlı İş Merkezi 18/4
Beyoglu
34437
Opening Hours
| Monday | 09:00 - 18:00 |
| Tuesday | 09:00 - 18:00 |
| Wednesday | 09:00 - 18:00 |
| Thursday | 09:00 - 18:00 |
| Friday | 09:00 - 18:00 |