TOKAT STK

TOKAT STK

Partager

Amacımız; fikir üretmek, projeler geliştirmek, çözüm odaklı düşünmektir

Bizler doğduğumuz topraklar için önyargılarımızı, siyasi düşüncelerimizi, ideolojik bakışlarımızı, küskünlüklerimizi bir kenara bırakarak hizmet etmeye çalışan bir STK’yız.

19/09/2026

Sakarya Meydan Muharebesi ‘nin kazanılmasından sonra , Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Kararıyla ,
19 Eylül 1921 tarihinde Kurtuluş Savaşı ‘mızın Lideri Mustafa Kemal'e Gazilik ve Mareşallık ünvanı verilmiştir.
Böylesine anlam ve önemi olan 19 Eylül tarihi
“ Gaziler Günü " olarak kutlanmaktadır.
Gaziler Günü ‘nüzü Kutlar ,
Mareşal ve Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ü , Kahraman Silah Arkadaşları ile Gazilerimizi şükranla anar ,
Şehitlerimiz ile ebediyete intikal eden Gazilerimize Allâh ‘tan rahmetler dilerim.

30/08/2026

🇹🇷 AĞUSTOS, ZAFERLER AYIDIR… 🇹🇷🇹🇷

Ağustos, Türk milletinin tarih boyunca kaderini değiştiren zaferlerin ayıdır.

26 Ağustos 1071’de Sultan Alparslan’ın Malazgirt’te açtığı Anadolu kapıları…
26 Ağustos 1922’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle başlayan Büyük Taarruz…
Ve 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da tarihin akışını değiştiren Başkomutanlık Meydan Muharebesi…

Sanki tarih, yüzyıllar sonra aynı günlerde yeniden konuşmuş;
aynı topraklarda aynı ruh, aynı iman ve aynı kararlılıkla yeniden ayağa kalkmıştır.

26 Ağustos 1922…

Gece sabaha kavuşurken Afyon ovasında ayaz vardı.
Alacakaranlık dağların üzerine çökmüş, uçsuz bucaksız ova derin bir sessizliğe bürünmüştü.

O sessizliğin içinde binlerce Mehmetçik vardı.

Atlarının yelelerini okşayan süvariler…
Toprağa çömelmiş, gelecek emri bekleyen askerler…
Birazdan hayatla ölüm arasındaki o ince çizgiyi aşacağını bilen subaylar…

Kimsenin dilinde korku yoktu.
Çünkü onların yüreğinde korkudan daha büyük bir şey vardı:

Vatan.
Ve belki de o gece, Anadolu’nun üzerinde yalnızca insanlar değil, dualar da saf tutmuştu.

Saat 04.45…
Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, ordusunun önünde, sessizliğin içinden yükselen o büyük anın ağırlığıyla, süvari komutanlarından Fahrettin Altay’a:

“Hakkınızı helal ediniz.”

dedi.

Bu söz, bir emir gibi değil, bir dua gibi yayıldı ordunun içinde.

Kulaktan kulağa…
Sessizce…
Bir anda…

Ve cevap yine aynı şekilde geri döndü:
“Helal olsun.”

Sonra…
Bir beyaz at, ordunun önüne çıktı.

O anda sanki ova da ayağa kalktı.
At kişnemeleri, metal sesleri ve dualar birbirine karıştı.
Topların namluları ufka çevrildi.

Ve Başkomutan’ın sesi, Afyon ovasının sessizliğini parçaladı:

“Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!”

O an yalnızca bir ordu harekete geçmedi.

Bir millet ayağa kalktı.

Süvariler yalın kılıç ileri atıldı.
Mehmetçik, kavurucu sıcak, yorgunluk, açlık ve ölüm pahasına yürüdü.

Çünkü hedef yalnızca İzmir değildi.

Hedef, istiklaldi.

Hedef, Türk milletinin kendi kaderini kendi ellerine almasıydı.

“Ya İstiklal, Ya Ölüm!”

Bu söz, o gün yalnızca askerlerin değil, bütün bir milletin yüreğinde yankılandı.

Ovanın üzerinde yükselen toz bulutları, sanki gökyüzüne yükselen bir milletin duasıydı.

Ve o gün başlayan büyük yürüyüş, 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da zaferle taçlandı.

Bugün bizler Ege ve Akdeniz kıyılarında, güneşin altında, tatlı bir yorgunlukla yürürken; geçtiğimiz yolların altında nasıl bir tarih yattığını bir an düşünelim.

Biz bugün denize bakarken, onlar denize ulaşmak için yürüdüler.

Biz bugün özgürce nefes alırken, onlar bu nefesin bedelini canlarıyla ödediler.

Biz bugün “Türkiye Cumhuriyeti” diyebiliyorsak, bunun ardında yalnızca bir tarih değil; şehitlerin kanı, gazilerin fedakârlığı, komutanların dehası ve Türk milletinin sarsılmaz iradesi vardır.

26 Ağustos 1071’de Sultan Alparslan Anadolu’nun kapılarını Türklüğe açtı.

26 Ağustos 1922’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman Türk ordusu, bu toprakların sonsuza kadar Türk vatanı olarak kalacağını bütün dünyaya ilan eden büyük yürüyüşü başlattı.

30 Ağustos’ta ise Dumlupınar’da o yürüyüşü zaferle mühürledi.

Birinci kilit Malazgirt’te vuruldu.
Son kilit Dumlupınar’da…

Ve Anadolu, Türk milletinin ebedî yurdu olarak tarihe bir kez daha yazıldı.

Bugün bu topraklarda özgürce yaşıyorsak, gökyüzüne bayrağımızı çekebiliyorsak ve devletimizin adı Türkiye Cumhuriyeti ise; bunu başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, onun silah arkadaşlarına, kahraman komutanlarına ve canını vatan uğruna feda eden aziz Türk milletine borçluyuz.

Onların bıraktığı emanet, yalnızca bir toprak parçası değildir.

Bir ruhtur.
Bir inançtır.
Bir istiklâl mirasıdır.

Ve bazı zaferler yalnızca tarih kitaplarında yazmaz.

Bazı zaferler, toprağın hafızasında yaşar.

Rüzgârda duyulur.
Bayrağın dalgalanışında hissedilir.
Bir şehit mezarının başında insanın içine çöken o tarifsiz sessizlikte kendini hatırlatır.

Belki de bu yüzden 26 Ağustos sabahı Afyon ovasında yükselen o ilk ses, bugün hâlâ gönüllerimizde yankılanmaktadır.

Çünkü zaferler unutulmaz; eğer milletler hafızalarını kaybetmezse…

Bu mukaddes mücadeleyi küçümseyenlere bir şey ispat etmeye gerek yoktur.

Güneş balçıkla sıvanmaz.
Mızrak çuvala sığmaz.
Tarih, hakikati er ya da geç söyler.

Bizim görevimiz ise geçmişimize kinle değil, gururla ve şükürle bakmaktır.

Bugün başımız dikse,
bugün bayrağımız göklerdeyse,
bugün ezanlarımız özgürce okunuyorsa,
bugün çocuklarımız kendi vatanlarında hür yaşayabiliyorsa…

Bu toprakların altında yatan binlerce kahramanın hakkı vardır üzerimizde.

Onlara minnetimiz, kelimelerden daha büyüktür.

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Malazgirt’ten Dumlupınar’a kadar bu vatan uğruna can veren bütün şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.

Ruhları şad, mekânları cennet olsun.

🇹🇷 26 Ağustos 1071… Anadolu’nun kapılarının açıldığı gün.
🇹🇷 26 Ağustos 1922… Büyük Taarruz’un başladığı gün.
🇹🇷 30 Ağustos 1922… Türk milletinin istiklalini zaferle mühürlediği gün.

Ve bugün…

30 Ağustos Zafer Bayramı.

Bu büyük zafer;
Türk milletine, Türk dünyasına ve bağımsızlık mücadelesi veren bütün mazlum milletlere kutlu olsun.

Çünkü 30 Ağustos yalnızca bir savaşın kazanıldığı tarih değildir.

30 Ağustos, bir milletin “Ben varım!” diye haykırdığı gündür.

Ve o ses,
aradan geçen onca yıla rağmen hâlâ duyulmaktadır:

YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM!

🇹🇷 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. 🇹🇷

Ne mutlu Türküm diyene!
Prof Dr Yaşar Özgök

29/08/2026

ANKARA KONUŞUYOR

A’dan Z’ye Üroloji ve Sağlıklı Yaşlanma

Prostat sağlığından böbrek taşlarına, erkek sağlığından sağlıklı ve kaliteli yaşlanmaya kadar…

Üroloji alanındaki güncel tedavi yöntemleri, hastalıklardan korunma yolları, erken tanının önemi ve sağlıklı yaşlanmanın ipuçları Prof. Dr. Yaşar Özgök’ün uzman görüşleriyle Ankara Konuşuyor programında ele alınıyor.

🎙️ Ahmet Karaarslan
Millet Haber Ajansı – Sorumlu Yazı İşleri Müdürü

👨‍⚕️ Prof. Dr. Yaşar Özgök
Üroloji Uzmanı

📅 1 Eylül 2026 Salı
🕐 13.00
🔴 CANLI

Sağlığınızı ertelemeyin, doğru bilgiyi uzmanından dinleyin!
KON TV
kontv.com.tr

10/08/2026
15/07/2026

Bazı geceler vardır; sadece bir tarihin değil, bir milletin karakterinin de yeniden yazıldığı gecelerdir.

15 Temmuz’da vatan evlatları, silahın karşısına bu milletin asırlardır taşıdığı en büyük güçle çıktı: Ay yıldızlı bayrağı, imanıyla yoğrulmuş cesareti ve vatan sevgisiyle. O gece verilen mücadele; Malazgirt’ten Çanakkale’ye, İstiklâl Harbi’nden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen Millî Mücadele’ye uzanan tarih şuurunun ve ortak hafızanın güçlü bir yansımasıydı.

O gece; Cumhurbaşkanının milleti demokrasiye ve millî iradeye sahip çıkmaya davet eden kararlı liderliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin siyasi görüş farkı gözetmeksizin ortak irade sergilemesi, güvenlik güçlerinin ve vatanına sadakatle bağlı komutanlarımızın anayasal düzeni koruma konusundaki metaneti, basın kuruluşlarının gelişmeleri kesintisiz şekilde milletle paylaşarak kamuoyunu bilgilendirmesi ve milyonlarca vatandaşın meydanlarda devletine, bayrağına ve demokrasisine sahip çıkması; devlet ile milletin ayrılmaz bir bütün olduğunun unutulmaz bir nişanesi olarak tarihe geçmiştir.

Bu tablo, milletimizin en zor zamanlarda dahi ortak değerleri etrafında kenetlenebildiğini; farklılıklarını bir kenara bırakarak vatan söz konusu olduğunda tek yürek olabildiğini göstermiştir. Tarihten alınacak en önemli derslerden biri de budur.

Bu topraklar, şehitlerin emaneti, gazilerin fedakârlığı ve milletimizin sarsılmaz iradesi üzerinde yükselmektedir. Geçmişten aldığımız ilhamla Cumhuriyetimizin temel değerlerine, demokrasimize, hukuk devletine ve millî birlik ruhuna sahip çıkmak; gelecek nesillere bırakacağımız en kıymetli mirastır.

Aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor; milletimizin birlik ve beraberliğinin, devletimizin gücünün ve ortak geleceğimizin ilelebet daim olmasını diliyorum.
Saygılarımla
Prof Dr Yaşar Özgök

09/06/2026

Öğrenmek, yalnızca bilgi biriktirmek değil; insanın kendi sınırlarını fark etme yolculuğudur. Yıllarını okumaya, araştırmaya ve sorgulamaya adayanlar; okuduklarından, yaşadıklarından ve gözlemlediklerinden ders çıkarırlar. Öğrendikçe ne kadar çok şey bilmediklerini fark eder, bilginin sonsuzluğu karşısında tevazuyu kuşanırlar.

Gerçek öğrenme, insanı kibre değil tevazuya taşır. Çünkü bilgi arttıkça, bilinmeyenlerin genişliği daha net görünür. Bu nedenle gerçek bilgi çoğu zaman yüksek sesle değil; düşünceyle, üretimle, emekle ve örnek davranışlarla kendini gösterir.

Farklı görüşlere saygı duyan, öğrenmeye açık kalan, sorgulamaktan vazgeçmeyen ve bilgiyi paylaşırken mütevazılığını koruyan herkese selam olsun.

Adresse


Boulevard Victor Hugo, 123
Annaba
23000

Notifications

Soyez le premier à savoir et laissez-nous vous envoyer un courriel lorsque TOKAT STK publie des nouvelles et des promotions. Votre adresse e-mail ne sera pas utilisée à d'autres fins, et vous pouvez vous désabonner à tout moment.

Souscrire

Nous vous informerons quand tout se passe à Annaba.